Sinirsel geri bildirim nedir?

Sinirsel geri bildirim, veya orijinal adıyla neurofeedback, bedenimizden kaydedilen değişkenlerin bedenimizi değiştirmek ve düzenlemek için kullanıldığı biofeedback uygulamarının bir çeşididir. Bu uygulamalar temelde zihin ile bedeni birleştirmeyi amaçlar. Son yıllarda tüm dünyada yaygın olarak uygulanan bu basit teknikle beyin dalgalarınızı eğiterek zihinsel performansınızda dikkat çekici bir düzelme sağlamanız mümkün.

Sinirsel geri bildirim nasıl çalışır?

Her sabah evden çıkmadan önce en çok yaptığımız şey nedir? Muhtemelen bir aynanın karşısında bir kaç saniye de olsa kendimizi kontrol edip, saçımızı ve elbisemizi düzenleriz. Karşımızdaki ayna, dışarıdan nasıl göründüğümüze dair bize bir “geri bildirim” sağlar ve biz de buna göre, doğru olmayan bir şeyler varsa onları düzeltebiliriz. Zira ayna olmadan bedenimizin her yerini görebilmemiz mümkün olmaz.

Sinirsel geri bildirim de benzer bir mantığa dayanır. Beynimiz milyarlarca mikroskobik sinir hücresinden oluşur ve bu hücreler birbirleri ile sürekli olarak elektrik sinyalleri kullanarak haberleşirler. Bu haberleşmede kullanılan elektrik çok zayıf ve hissedilemeyecek derecede küçüktür. Fakat elektrik akımları ne kadar minik olsa da, iletken vücut yapımız sayesinde kafatasımızın dışına kadar yayılır ve uygun cihazlarla bu elektriksel izleri kaydetmek mümkündür.

Elektroensefalografi, yahut EEG denen kayıt yöntemi işte tam olarak bu işe yarar. Kafa derisi üzerine yerleştirilen ve adeta minik birer anten görevi gören iletken metal elektrotlarla toplanan elektrik hareketlilikleri, elektronik yükseltici devrelerle yükseltilir ve bilgisayar ortamında gerçek zamanlı olarak kayıt edilip incelenebilir. İşte sinirsel geri bildirimde, biz bu zayıf elektriksel sinyalleri kaydediyor, bilgisayarda analiz ediyor ve bu analiz sonuçlarını da beyin dalgalarını kaydettiğimiz kişilere, görme, işitme ve dokunma gibi duyu yollarının yardımıyla onların anlayabilecekleri şekilde eş zamanlı olarak gösteriyoruz. Kısacası, biraz karmaşık görünse de aslında, beyin dalgalarını bir ayna karşısında izleyebilmenizi sağlıyoruz.

Peki bu ne işe yarıyor?

Beynimizdeki elektrik faaliyetleri, algılarımız, duygularımız ve düşüncelerimizle yakından ilgilidir. Hiç haberimiz olmadan beynimizin içinde saniyede milyarlarca kez meydana gelen minik elektrik akımlarının ritmi, ruhsal durumumuzdan odaklanmamıza kadar tüm zihinsel faaliyetlerimizin temelini oluşturur. Dingin, dikkatle odaklanmış, mutlu ve rahat bir beynin yaydığı beyin dalgaları ile stresli, depresif, öfkeli, sıkılmış ve dağınık bir zihnin elektriksel işaretleri oldukça farklıdır. Maalesef günlük hayatımızda, gelecek kaygısından trafik stresine kadar bir çok unsur, zihnimizin çalışmasını olumsuz yönde etkiliyor. Ayrıca yine çok sayıda insan, gelişim dönemlerindeki olumsuz deneyim ve takıntılara bağlı olarak beyin faaliyetlerinde başa çıkamadıkları düzensizlikler yaşıyorlar.

Halbuki beynimizin inanılmaz bir özelliği var ve bunu çoğumuz bilmiyoruz. Beynimizdeki bu elektriksel faaliyetler, beyin hücrelerimizin bağlantıları ile ilgilidir ve bu bağlantılar değiştirilebilir! Evet, beynimiz aslında her an değişir, ve uygun yöntemlerle bu değişimi istediğimiz yönde yönlendirebiliriz.

Beyin bağlantıları nasıl eğitilir?

Bazı şeyleri yapmayı diğer faaliyetlerden daha çok seversiniz. Mesela dondurma yemek, patlıcan musakka yemekten daha çok hoşunuza gidiyor olabilir, ya da belki tam tersi! Bunun nedeni, beyninizde salgılanan dopamin adlı bir maddedir. Dopamin, hoşunuza giden bir şey yaptığınızda beyninizde salgısı artan ve sizi en kısa zamanda o faaliyeti bir daha yapmaya yönlendiren bir kimyasal maddedir. Hoşunuza giden şeyler, sizde daha fazla dopamin salgılattığı için, genellikle o aktiviteleri diğerlerine tercih etme ihtimaliniz yüksektir. Bu açıdan, beyindeki dopamin sistemi, beynin “ne yapacağını” öğrenebilmesi için temel öneme sahiptir.

Sinirsel geri bildirim çalışmalarında, kaydedilen beyin dalgalarınız bilgisayarlar aracılığıyla analiz edilir. Siz bu arada rahat koltuğunuzda izlediğiniz bir filmin yahut oyunun tadını çıkartırsınız. Beyninizdeki dalgalar, düzenli ve istenen düzeylere ulaştıkça, bilgisayar yazılımı, izlediğiniz filmin ekranda daha büyük ve güzel görünmesini ve sesinin netleşmesini sağlar. Bu arada kucağınızda tuttuğunuz bir oyuncak da sizin bu zihinsel durumunuzu onaylarcasına rahatlatıcı titreşimler yaymaya başlar. Görme, işitme ve dokunma duyuları kullanılarak verilen bu “geri bildirim”, bilinçsizce zihninizin hoşuna gider ve sonuç olarak beyninizde dopamin salgısı artar. Siz filmi izlerken dikkatiniz dağılır ve beyin dalgalarınız istenmeyen aralıklarda kaydedilmeye başlarsa, izlediğiniz ekrandaki görüntü küçülür, ses kötüleşir, oyuncağınızın titreşimleri azalır ve beyninizin devreleri, doğal olarak bu durumdan pek hoşlanmaz. Dikkat tekrar istenen düzeye geldiğinde ise, dopamin salgısını artırmak üzere film yeniden netleşir, ses güzelleşir ve oyuncağınız tatlı bir titreşime girer. Böylece, istenen beyin dalga faaliyetleri her kaydedildiğinde, beyniniz değişik kanallardan ödüllendirilmiş olur ve bu ödül-ceza sistemi sayesinde zamanla bunu nasıl yapacağını öğrenir.

Tıpkı bir aynaya bakarken üstünüzü başınızı düzeltmek gibi…

Seanslar boyunca tekrarlanan bu basit işlem sonucunda, beyniniz artık ne zaman hangi dalga aralığında çalışması gerektiğini öğrenmeye başlar. Ödül sistemi üzerinden kuvvetlendirilen dikkat ve uyanıklık devreleri böylece zamanla daha kuvvetlenmiş hale gelir ve seanslar ilerledikçe kendinizde çok daha verimli ve uyanık bir zihin hali deneyimlemeye başlarsınız. Gelişim dönemlerinizdeki olumsuz deneyim ve takıntılarınıza ait devreleriniz ise zamanla kullanılmamaya başladığından zayıflar.

Sinirsel geri bildirim protokolleri

Aynada kendinize çekidüzen verirken sadece saçlarınızla, yahut kravatınızla ilgilenmiyorsunuz değil mi? Belli bir sırayla tüm görüntünüzü, şöyle baştan-ayağa bir kontrol ediyor, gerekli olan müdahaleleri de buna göre yapıyorsunuz.

Sinirsel geri bildirim uygulamalarında da aynen bunu yapıyoruz. Beynimizin bir çok farklı bölgesi var ve bu bölgeler farklı zihinsel işlevlerimizi yürütmekten sorumlu. Mesela beynimizin ön kısımları dürtü kontrolü, deneyimlerimizden keyif alma, irade ve dikkat gibi meselelerde uzmanlaşmış devreler içerirken, şakak bölgemizdeki kısımlar duygularımız, iç huzurumuz, benlik algımız ve sosyal iletişimimizle ilgilidir. Üst kısımlarda beden farkındalığımız, hareket koordinasyonumuz ve algılarımızla ilgili kısımlar yer alırken, arka tarafta görme ve görsel hayaller kurma ile ilgili bölümler yer alır. Bunun gibi daha bir çok farklı alana ulaşabilmek için sinirsel geri bildirim uygulamalarında birbirinden farklı bir çok kayıt bölgesi kullanırız.

Kafatasımız üzerinde yer alan yirmi kadar farklı bölgeden alınabilen elektriksel faaliyet kayıtları, bu elektrotların altındaki beyin bölümlerinin nasıl çalıştığı hakkında bize bilgiler verir. Ve alanında uzman psikolog ve sinirbilimciler,  bu bilgileri kullanarak, sinirsel geri bildirim seansı alan kişilerin ihtiyacı doğrultusunda hangi bölgelerin çalışılması gerektiğine dair kişiye özel protokoller oluşturur. Kişiye özel belirlenen protokoller, danışanların en verimli şekilde sinirsel geri bildirimden fayda görmesini sağlar.

Neden beynimizi eğitiyoruz? 

Beyin vücudumuzun en üst kontrol merkezidir. Dikkat dağınıklığı, depresyon, kaygı ve panik bozukluk gibi durumların zihinsel süreçlerimizle ilgili olduğunu zaten biliyoruz. Fakat beynimizdeki irili ufaklı tüm düzensizlikler, endişeler, sürekli stres ve takıntılar, bedenimizde de bir çok istenmeyen belirtinin ortaya çıkmasına neden olur. Sebebi belirsiz ağrılar, bedensel yorgunluk, migren atakları, melankolik davranışlar, beden hareketlerindeki dengesizlikler, bağışıklık sisteminin zayıflaması, mide ve bağırsak sorunları gibi bir çok sağlık probleminin altında zihinsel düzensizlik ve gerginliklerin yattığını biliyoruz. Eğer altta yatan başka bir tıbbi sorun yoksa, beyin dalgalarını düzenlemek amacıyla yapılacak bir kaç seanslık sinirsel geri bildirim sonucunda bu tip süreğen belirtilerde şaşırtıcı iyileşmeler görmeniz çok doğaldır.

Dünyada bir çok ülkede dikkat eksikliği, panik bozukluk, depresyon, mevsimsel duygudurum bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu ve kaygı bozuklukları gibi durumlarda başarıyla uygulanan sinirsel geri bildirim, nedensiz baş ağrıları, migren atakları, çarpıntı, çeşitli beden ağrıları üzerinde de çoğu zaman belirgin bir etkiye sahiptir.

 

Sinirsel geri bildirim mucize bir tedavi yahut her soruna çare olabilen sihirli bir değnek değildir. Sadece beynin doğal öğrenme sistemini kullanarak, zihnimizi ideal çalışma düzeyine çekmeye yardımcı olan etkin bir araçtır. Günlük hayatımızın rutinleri içinde, zihnimizin bu doğal iyileştirici gücünü devreye sokmaya vakit bile bulamamaktayız. Bu açıdan, sinirsel geri bildirim uygulaması aslında sadece bozuk zihinsel devrelerin sonucunda ortaya çıkan bir çok şikayetimizden kurtulmak için önemli bir fırsattır.

Sinirsel geri bildirimin incelikleri

Her insan beyni eşsiz ve benzersizdir. Beyinlerimizin bağlantıları da parmak izlerimiz gibi birbirinden farklıdır. Çünkü her insanın yaşadığı koşullar, geçmiş deneyimleri ve genetik özellikleri bambaşkadır. Bu nedenle beyin eğitimi konusunda herkese uygulanabilecek tek ve geçerli bir formül yoktur. Sinirsel geri bildirim uygulamaları için de bu geçerlidir. Sinirsel geri bildirim seansları temel düzeyde benzer çalışmalar içermekle birlikte, özellikle seanslar ilerledikçe, kişilerin zihinsel durumlarının sürekli gözlemlenmesi ve seans protokollerinin herkesin ihtiyaçlarına göre özel olarak uyarlanması gerekir.

Menü